cuma gecesi + cumartesi günü izlediğim 3 film:
(sırasıyla)
-Rashomon
-La Haine
-My Own Private Idaho
aralarından en çok my own private idaho dan etkilendim desem yalan konuşmamış olurum. sanırım sinema tarihinin en kucağa alınıp sevilesi- bağırlara basılası karakteri olan mike (river phoenix) arz-ı endam ediyor bu filmde. eşcinsel desek yalan olacak sanırım- erkek fahişe ve narkolepsik (istemsiz uyku atakları- bunun gibi bi adı vardı sanırım hastalığın) mike. naif, kırılgan. 'seni seviyorum ve para almıyorum' diyor scott'a. scott'un cevabı : iki erkek birbirini sevemez. babadan torpilli aslen zengin piçi scott (keanu reeves) - macerayı sokaklarda arayan yeni yetme oğlunun akibetine isyan eden 'major' ın veliahtıdır. sokaklar yeni heyecanlar scott ın gözünde- istese geri dönebilir babasının yanına, bunun verdiği rahatlık var ya, 'alayına isyan' triplerindeki sokaklar kralına takındığı laubali tavır hep bu yüzden. (giderek filmi izlemeyen insanların yazıdan anlayacaklarını minimuma indirgiyorum:S) film aidiyet bilincinden öte- kimlik duygusuna dokunduruyor. scott'ın ait olduğu yeri keşfetmesi bir kimlik karmaşasının sona erdirilmesiyle alakalı daha çok. 'ben kimim' diye soruyor önce- 'ben buyum' diyor - ve en son 'ben buradayım.' 'ben buraya aitim '
peki saçına kurban olduğumun mike'ı ? annesini arıyor- annesi ona kim olduğunu söyleyebilir- bir ölçüde. ya da evinin neresi olduğunu. tam bulacak gibi olmuşken- aşık olduğu adamın, aynı zamanda en yakın arkadaşının gönül macerasına tanık oluyor- yalnız bırakılışına da biz şahit oluyoruz. mike'ın yollara ait olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz. daha doğrusu yollarda bir başına bırakılışını.
eşcinsel hikayelerine hakim olan müzik country midir bilinmez ama, tıpkı türk korsancılarının literatürüne 'ipine kovboylar' şeklinde kazandırılmış brockeback mountain gibi, idaho da da ipler hüzünlü bir country melodisinin elinde. brockeback te de aşıklardan biri hayatına tek başına devam etemk zorunda kalmışken, bu adil olmaktan uzak hikayeye country eşlik etmekteydi.
mike'ın kaderine bu kadar üzülmemin sebebi river phoenix in akıbetini de az bucuk bilmem midir, tam kestiremiyorum. 'üzüldünüz belki, içiniz buruldu ama- gidin o güzel hayatlarınıza devam edin' diyor gus van sant, filmin sonunda. siz güzel evinizde otuturken mikelar etlerini satıyor. on dolar için randevu veriyor. hiçliğin iki yakasında uzanan belirsiz yolun tam ortasında, yol tanıdık gelse de- ve pek tabi yaşanacaklar- öyle , bekleyiveriyor.
scott, yoluna devam ediyor.
'have a nice day. '