1 Ağustos 2009 Cumartesi

klavye kullanımına dair

kalem kağıt kombinasyonuna diyecek bir şeyim yok efendim. ne demek. samimiyetin vücut bulması şeklinde bir değerlendirmem var kendileri hakkında; yazdığınız bir şeyi kendi defterinizde okurken en azından, oluşan o sıcak atmosfer - kavurtuyür.

aklınıza ne geldiyse yazdınız diyelim deftere, o an düşündüğünüz türlü çetrefil, dört dönen tilkiler, yazamayacak gibi oluyorken bakmışsın sayfanın kenarına çizilen karikatürümsüler- dönüp dönüp okurken eski defterleri, sayfanın kenar şeridi belki de bir alışveriş listesi. ismin alt alta -sıkıntıdan- defalarca yazılması, vay anasını.

bir kağıt ve bir kalem kişiye bu götendril özgürlükleri vadedebilir.

fakat- enerjinin büyük çoğunluğunun aynı anda hem düşünüp hem de kalemi kağıdın üzerine sırasıyla soldan sağa, sağ üstten sol -alt-başa oynatabilme dermanı bulmaya kullanılırken, aklındakilerin kuş olup uçması- geri kalan iki damla kuvvetin s.çma aşamasından sıvama etabına meyletmek için harcanması ?!(böyle de gözler önüne seriveririm yazmak aslında dünyanın en meşakkatli işlerinden biri diye- mental kısımını bırak, fiziksel olarak epey zormuş gibi sanki- peh !)

bu yüzden efendim, klavye - ekran olayı sanki daha sevimli gibi geldi bana, son tahlilde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder